Haber Özeti: Küresel finans devi Bank of America, ASELSAN hisselerinde yaklaşık 1 milyar TL tutarında (3,2 milyon lot) net satış yaparak piyasadaki toplam satışın %62’sini tek başına domine etti.
BofA’nın ASELSAN Satışları Borsayı Nasıl Sarsar?
Piyasaların 13.000 puan sınırına dayandığı 23 Ocak gününde, savunma sanayisinin amiral gemisi ASELSAN cephesinde alışılmadık bir hareketlilik yaşandı. Gün boyunca 19,7 milyon lotluk devasa bir hacim oluşturan Bank of America müşterileri, seans sonunda 11,5 milyon lotluk satış faturası keserek masadan kalktı. Bu operasyonun parasal karşılığı ise tam 985.813.688 TL olarak kayıtlara geçti.
Hisse fiyatının 300,75 TL seviyesinde yatay bir seyir izlediği bu kritik saatlerde, yabancı kurumun satışlarını Ak Yatırım ve TEB Yatırım gibi yerli güçlü oyuncular göğüsledi. Uzmanlar, ortalama 301,97 TL maliyetle yapılan bu çıkışın bir trend değişiminden ziyade, küresel fonların periyodik kâr realizasyonu ya da portföy optimizasyonu stratejisinden kaynaklanabileceğini değerlendiriyor. Alıcı iştahının devam etmesi, satış baskısının derinleşmesini şimdilik engellemiş görünüyor.
Geçmişten Bugüne ASELSAN Hissesi ve Dev Operasyonun Analizi?
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yılın Ocak ayında BİST 100 endeksi henüz 8.000 puan civarında dalgalanırken, ASELSAN hisseleri bugünkü değerinin çok daha gerisinde, makul çarpanlarla işlem görüyordu. Aradan geçen bir yılda savunma sanayisindeki ihracat rekorları ve teknolojik atılımlar, hisseyi 300 TL psikolojik sınırının üzerine taşıdı. Tarihsel veriler, BofA kanallı bu tür yoğun satışların ardından kağıdın kısa bir dinlenme sürecine girdiğini ancak uzun vadeli yükselen kanalını koruduğunu gösteriyor.
Hissedeki net satışların %62’sinin tek bir kurum üzerinden yapılması, teknik açıdan bir ‘direnç bölgesi’ oluşmasına neden olabilir. Ancak şirketin elindeki mevcut siparişlerin büyüklüğü ve 2026 projeksiyonları dikkate alındığında, profesyonel fon yöneticileri bu tarz hacimli işlemleri bir ‘bayrak değişimi’ olarak nitelendiriyor. Geçmişte 2023 seçimleri sonrası yaşanan yabancı girişi dönemlerinde de benzer dalgalanmaların yaşandığı biliniyor.
Hissesi Olan Vatandaş Ne Yapmalı, Bu Durum Cebi Nasıl Etkiler?
Küçük yatırımcı için en büyük risk, derinliği yüksek olan bu tarz satışlar sonrası panik yaparak yanlış kararlar vermektir. Bank of America‘nın algoritmik sistemleri tarafından yönetilen bu likidite çıkışı, kısa vadede fiyat üzerinde baskı kursa da şirketin temel rasyolarında (borçluluk, satış gelirleri, özsermaye kârlılığı) herhangi bir bozulma yaratmıyor. Yerli aracı kurumların satılan malları karşılıyor olması, yerel sermayenin şirkete olan güveninin sürdüğünü ispatlıyor.
Vatandaşların özellikle 302 TL seviyesini bir ‘bariyer’ olarak takip etmesi öneriliyor. Sermaye piyasalarının duayen isimleri ve SPK yetkilileri, yatırımcıların günlük kurumsal hareketlerden ziyade 12 aylık bilançolara ve şirketin vizyonuna odaklanması gerektiğinin altını çiziyor. ASELSAN gibi stratejik öneme sahip kurumlarda yaşanan yabancı çıkışları, genellikle piyasada yeni maliyetlenme alanları yaratmasıyla sonuçlanıyor.
ASELSAN’ın Tarihsel Başarısı ve Piyasa Konumu?
Kıbrıs Barış Harekatı sonrası dışa bağımlılığı kırmak için 1975’te temelleri atılan ASELSAN, bugün dünyanın en prestijli savunma şirketleri listesinde (Defense News Top 100) üst sıralarda yer alıyor. Borsa İstanbul’daki yolculuğunda ise güvenli liman imajını hiçbir zaman kaybetmedi. 2020 yılındaki dijital dönüşüm hamlesiyle birlikte sadece bir savunma şirketi değil, aynı zamanda yüksek teknoloji üreten bir dev haline geldi.
Sektör temsilcilerinin geçmiş beyanlarına göre, yerli ve milli sistemlerin (İHA, SİHA, radar sistemleri) küresel pazardaki başarısı, şirketin finansal sürdürülebilirliğini garanti altına alıyor. 2026 yılı hedefleri kapsamında açıklanan projeler, ASELSAN‘ın sadece Türkiye’de değil, dünya borsa liginde de dikkat çeken bir oyuncu olmaya devam edeceğini gösteriyor. Dolayısıyla tek günlük hacimli satışlar, bu devasa vizyonun yanında sadece küçük bir piyasa dinamiği olarak kalıyor.